Sorun Danıştay değil, 60’lı yılların “sol kemalist” (Yön’cü) zihniyeti
Bilginin bu kadar özgür ve yaygın olduğu bir dünyada, 60’lı yılların “utangaç sosyalist” / planlamacı mantığıyla hazırlanan, kapalı bir dünyaya ait Milli Eğitim Temel Kanunu gibi bir kanuna sadece Türkiye’nin değil, hiçbir ülkenin ihtiyacı yok. [devamı]
Sinema âşığı bir yönetmen: Ahmet Uluçay
Ahmet Uluçay sinemanın tercümesini yapmıştı bu topraklar için. En temel kavram olan hareketli görüntü, “gımıldak” demekti ona göre. Ve aslında bize göre de. Tek uzun metrajıyla büyük bir miras ve sorumluluğu omuzlarımıza bırakıp gitti. [devamı]
Erdoğan’ın ABD ziyaretinin anlamı
Dış politikada yaşanan gelişmelerin neticesi olarak Türkiye kendine daha fazla güvenen, farklı ülkelerle bağımsız ilişkiler kurabilen, tavırları daha fazla önemsenen bir ülke haline geldi. Başbakan’ın son ABD gezisi de bu yeni durumun test edildiği bir örnek olarak algılanmalı. [devamı]
Yabancı karşıtlığının reçetesi: Tolerans
Kıta Avrupası, tarihindeki kanlı etnik ve dinî savaşlara rağmen, bugün hâlâ ayrıştırıcı milliyetçilik üzerinde ısrar ediyor. İsviçre’deki minare yasağı bunun en önemli örneklerinden biri. Avrupa’nın bu sorunu iyileştirilmesi için devletler, uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları, medya ve eğitim kurumlarına büyük iş düşüyor. [devamı]
“Oyun”un bir anlamı var
Adı “oyun” olunca çoluk çocuk işi olarak görülen oyun sektörünün dünyada yaklaşık 50 milyar dolarlık bir pazarı olduğu tahmin ediliyor. Yani 40 milyar dolarlık Hollywood’dan daha büyük bir ekonomi. Ama bütün bu büyüklüğüne rağmen sektör ve muhtemel tesirleri, meraklılarının dışında, yeterince anlaşılamadı. [devamı]