Edîb-i Şehîr İbnülemin Mahmud Kemâl İnal

Giyiminde ve muaşeretinde güne teslim olmamış Tanzimat efendisi kimliğiyle, derin bir mazinin görgü ve terbiyesini devam ettiren güngörmüş bir Bâbıâli emektarı duruşuyla; her şeyin değiştiği, kökünden kopup uzaklaştığı o devirde kendi başına bir dünya olarak kalmış münevver şahsiyetlerdendir o.

Çerçeve / İbnülemin Mahmut Kemal İnal / Çizim: Melike Büyükçolpan

Çerçeve / Cüneyt Dal 

Kelâm-ı kibardan meşhur bir söz nakledilir: “Büyük insanlar fikirleri, vasat insanlar olayları, küçük insanlarsa kişileri konuşur ve tartışır.” Bunun gibi nice kaide vardır ki istisnaları geçerliliklerini bozmasa da, bu istisnaların göz ardı edilmesi, kişiyi en hafif tabirle sığlığa sürükler. Demem o ki söz konusu vecizede “küçük insanlar”a hasredilen “kişileri konuşmak” mevzuu, konuşulan kişiye göre kıymeti değişebilen bir meşgaledir. Öyle şahsiyetler vardır ki onları konuşmak, tartışmak, okumak ve incelemek; yeri geldiğinde tarihî bir olayın perdesini aralamak kadar, felsefî fikirleri yorumlamak kadar değerli ve elzemdir.

Bir Osmanlı Beyefendisi

Mahmud Kemâl Efendi, 1871 yılında İstanbul’da Beyazıt’ta dünyaya geldi. Babası, Rumeli beylerbeyiliği pâyeli Mehmed Emin Paşa; annesi, dinî ve ahlâkî terbiyesinde çok şey borçlu olduğu Hamîde Nergis Hanım’dır. Babası tarafından “seyyid” olan İbnülemin, kardeşi ile resmî öğrenimlerini muhtelif mekteplerde tamamlasalar da asıl eğitimlerini, babalarının ihtimamında, konağa gelen özel hocalardan ve gittikleri câmi derslerinden aldılar. Bu özel derslerde, tefsirden Sahîh-i Buhârî’ye, Fars edebiyatından hat sanatına, Arapça’nın inceliklerinden Leon Efendi gibi gayrimüslimlerin nezaretinde Fransızca’ya kadar pek çok alanda ehil kişilerden öğrenim görmüş, yine bu yıllarda mutasarrıflık kalemine devam ederek resmi muamelatı, bürokrasiyi ve devlet işlerini öğrenmiştir.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Ocak 2017 sayısında.