Türkiye Büyüdükçe…

Editörden

Editörden / Davut Bayraklı 

Türkiye büyüdükçe, dünyada söz sahibi olmaya başladıkça, üzerimizde oynanan oyunların birisi bitip diğeri başlıyor. Büyümenin, tarihî misyonunu hatırlayıp bulunduğu coğrafyada ve müslümanların bulunduğu tüm kara parçalarında tekrar söz sahibi olmak istemenin kaçınılmaz sonuçları bunlar.

Önce İstanbul Beşiktaş’ta, ardından Kayseri’de patlayan bombalar Türkiye’nin birliğine, dirliğine, büyüklüğüne yapılan saldırılar aslında. Birileri, bizim gücümüzden ve birliğimizden korkuyor. Bu yüzdende içimizdeki uzantılarını hainlerini kullanarak Türkiye’nin önüne taş koymaya çalışıyor. 15 Temmuz’da vatanını ve inancını müdafaa eden halkımız, oynanan bu yeni oyunların da farkında. Bu yüzden “Halep’te ne işimiz var?” diyenlere karşı “Trabzon’da, Edirne’de, Kars’ta ne işimiz varsa Halep’te de o işimiz var.” diyor.

Merhum Cemil Meriç “Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmaz kılanlardır!” derken meğerse ne kadar da haklıymış! Yeniden birliğe ve dirliğe ihtiyacımız olduğu şu günlerde, kaostan ve terörden beslenenler, nemalananlar Türkiye’nin artık yaşanmaz bir ülke olduğundan dem vuruyorlar. Bu ülkenin yaşanmayacak bir yer olması için çalışarak, bizi, hem içerden hem de dışardan kuşatma altına almak isteyenleri ve onların değirmenine su taşıyanları gördük ve sobeledik.

Artık eski Türkiye’nin olmadığını kabullenemeyenler, yeni Türkiye’de söz sahibi olabilmek için her türlü ihanetin içerisine girebiliyorlar. Unuttukları şey ise bizim köklerimizden ve dinimizden beslendiğimiz ve gerektiği anda nasıl bir araya gelip kenetlendiğimiz gerçeğidir.