Halep Oradaysa Arşın Nerede?

Halep o yıllarda Fransızların işgali altındaydı. Şimdi de Esed rejiminin, İranlıların ve Rusların işgali altında! Altıncı yılına girecek olan Suriye iç savaşında bombalarla tarumar edilen şehirlerden sadece birisi Halep. Eğer Halep’e bir unvan verilecek olsa bu unvan “Şehid” olurdu herhalde! Şehidhalep!

Malumatfuruş

Malumatfuruş / Can Fırtına

Meşhur hikâyedir; Ayran Taşı Efsanesi de derler bir efsane vardır. Efsaneye göre Selçuklu hükümdarı Sultan Alaeddin Keykubad Ankara’da bulunan Başköy kalesini fethettikten sonra ordusuyla beraber Taşlıca köyünde duraklamış. Sultan Alaeddin Keykubad’ın ve ordusunun köylerinden geçtiğini duyan Kırmızı Ebe adında bir ana, eline aldığı ayran dolu bakracı ve tasıyla birlikte ordunun yanına varmış. Buz gibi ayranı askerlere teker teker ikram etmiş. Efsane bu ya, Kırmızı Ebe bütün askerlere bu ayrandan vermiş ama ayran bakracının içindeki ayran bitmek tükenmek bilmemiş. Askerler kana kana bu ayrandan içmişler. Hepsine yetmiş o tek bakraç ayran. Kırmızı Ebe, doldurdukça doldurmuş tası. Öyle ki tas taşacak olmuş. Askerler “Ana, dolu” demişler artık, “Ana, dolu”… Kırmızı Ebe’nin bereketli elleriyle yaptığı ayran bitmemiş de bütün orduya yetmiş. “Ana, dolu” demişler de bakraç boş kalmamış.

Anatéllō’dan Anadolu’ya

Halbuki Anadolu ismi bize Antik Yunan’dan mirastır. Antik Yunancada (MÖ 6.yy- MS 6.yy) “Anatéllō” kelimesi “doğmak, çıkmak” manasına geliyordu. Yine Antik Yunancada sonradan “Anatolḗ” halini almıştı. Bu kelime de “güneşin doğuşu, Ege’nin doğusu” manasında kullanılıyordu. Nihayet 6.-16. yüzyıllar içinde  “Anatolía” haline gelir bu kelime.  “Anatolía” kelimesi de “Doğu ülkesi, Ege’nin doğu kıyısı ile Fırat nehri arasındaki ülke” demek; yani Anadolu, yani Selçuklu, yani Osmanlı, yani Türkiye.

“Anadolu” kelimesinin etimolojisi her ne kadar önceki paragraftaki bilgilerden ibaret olsa da biz Kırmızı Ebe’nin bakracından dökülen ayranın tası doldurup askere “Ana dolu” dedirten efsanesini severiz. Onu sahipleniriz. Anadolu’nun bereketli topraklarına anaların mübarek elleri dokunmuştur. Anadolu’nun ayranının mayasına anaların ellerinin lezzeti bulaşmıştır.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Ocak 2017 sayısında.