Halep Varsa Arşın da Olmalıydı

“Şam, Allah'ın arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder.” (Ebu Davud, Cihâd, 3)

Karışık Pide

Karışık Pide / Şule Beyaz 

 Meşhur deyimdir: “Halep oradaysa, arşın burada!” Bir tavrı, bir duruşu, bir yeteneği, bir iddiası olan kişinin, bunu her yerde yapabileceğini/yapması gerektiğini anlatmak için söylenir. Genel olarak, mütevazılık süsünü kaybetmiş, kendiyle boş yere gurur duyan, insanların hayranlığını kazanmak için yapamayacağı/yapamadığı şeyleri söyleyenlere bir ispat davetidir. Bir tür meydan okumadır da diyebiliriz. Yazı serüvenimde inandığım, daha doğrusu yaşayarak tecrübe ettiğim bazı şeyler vardır. Bunlardan ilki ve en önemlisi, Romalı düşünür Seneca’nın en saf haliyle dile getirdiği “Hafif acılar konuşabilir ama derin acılar dilsizdir.” sözünün muhteşem çaresizliğini tadanlardan olmam. Acı oradadır, tam orada, orta yerde…

Alabildiğine katlanılmaz, alabildiğine dayanılmaz, insanın DNA yapısını bir dakikada çökertecek kadar “dilsiz bir acı” vardır ve sen hiçbir şey yapamazsın. İşte bunun kelamı da olmaz, sözü de olmaz, kaleme de gelmez. Burası reprodüksiyon kabul etmez, burası tecahül-i arif kaldırmaz, burada söz işlemez. Sadece gözyaşı başlar… Burada, kişinin kendinden başkasının alamadığı içten gelen bir yanık et kokusu, burnu değil ruhu yakar.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Ocak 2017 sayısında.