Bizim Halep’te Çok İşimiz Var

Bir tarafı Bursa, bir tarafı İstanbul, bir tarafı Urfa gibi aynı… Halep bizim şehrimiz. Kurtuluş Savaşı’nda neden kurtarmadık Halep’i diye kendimize hiç durmadan sormalıyız. Son yıllarda yaşadıklarımızdan sonra da bir daha artık “Halep’te ne işimiz var?” diye asla sormamalıyız. Çünkü başımıza ne geldiyse bu soru yüzünden geldi. Edirne’de ne işimiz varsa, Trabzon’da ne işimiz varsa, Van’da ne işimiz varsa Halep’te de o işimiz var. Minarelerin yükseldiği, ezanların okunduğu, müslümanların yaşadığı her yerde çok işimiz var.

Kapak

Kapak / Mükerrem Mete 

Medeniyetler beşiği diye bir tabir vardır. Biz, bu tabiri Anadolu için kullanırız. Kimisi Mezopotamya, kimisi Mısır, kimisi Hindistan, kimisi Çin, kimisi de Yunanistan için kullanır. Ne demektir medeniyetler beşiği? Medeniyetlerin doğup büyüdüğü, geliştiği yer. Böyle düşündüğümüzde Halep için rahatlıkla “medeniyetler durağı” diyebiliriz. Çünkü Halep, tarih boyunca dünyayı yönetenlerin ellerinde tutmak zorunda olduğu bir şehir olmuştur. Milattan önce 3 bin yıllarından beri pek çok Mezopotamya, Suriye ve Anadolu devletinden sonra sırasıyla dünyayı yöneten Asurluların, Perslerin, Yunanların, Romalıların, müslümanların hâkimiyetine girmiştir. Adeta Halep’e ve çevresine yani Suriye’ye hükmeden dünyaya hükmetmiştir.

Peki, Halep ve Suriye neden bu kadar önemli? Çünkü büyük medeniyetler ve imparatorluklar Mezopotamya’da, Anadolu’da, Mısır’da kurulmaya başlanmıştır. Bir anlamda ilk süper güçler Orta Doğu’da, özellikle de bugünkü Irak’ın, Türkiye’nin ve Mısır’ın bulunduğu bölgede ortaya çıkmıştır. Bu süper güçlerin tam ortasında kalan Suriye ise kimin üstün olduğunun göstergesi haline gelmiştir. Mısırlılar, Suriye’yi ele geçirdiklerinde en güçlünün Mısır, Hititler Suriye’yi ele geçirdiklerinde en güçlünün Hititya, Asurlular Suriye’yi ele geçirdiklerinde en güçlünün Asur olduğunu ispat etmişlerdir. Daha sonra İran’ın, Yunanistan’ın, Roma’nın medeniyet merkezi ve cihan imparatorluğu oldukları dönemlerde de Suriye üstünlük mücadelelerinin coğrafî olarak yine kalbinde yer almak durumunda kalmıştır. Suriye’yi ellerinde tuttukları süre boyunca İranlılar, Yunanlara ve Rumlara; Yunanlılar ve Rumlar da, İranlılara üstün sayılmıştır.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Ocak 2017 sayısında.