Ah Şu Çok Yüzlü Demokrasi!

Roma İmparatorluğu döneminde uygulanan devlet sistemi, temsili demokrasiye yakın bir nitelik taşımaktaydı. Demokratik haklar genellikle sosyal sınıf ayrımına göre şekillenirdi ve güç elitlerin elindeydi. (Ah şu elitler!)

Mostar Dergisi Şubat 2017 Masa

Masa – Ömer Faruk E.

Demokrasi nedir neye yarar?

Bu soruyu şu şekilde de sorabiliriz: Demokrasiyi kim ve neden icat etti?

Bence şöyle de sorulabilir: Demokrasi herkese hak tanıyacağını vaat eden bir sistem olarak ne kadar zamandır kullanılıyor?

Sorular uzayıp gider böyle. Biraz da tanımlamaya ve anlamaya çalışalım.

Bugün halen ileri demokrasi nutukları çeken ülkelerde “sıradanlar” diye sınıflanan birçok insan sadece seçme hakkını elde etmiş vaziyette. O hak da tam olarak verişmiş değil hani. Demokrasi, yığınların bir araya gelmesiyle etkili olabilen bir sistem. Yoksa bir başıma benim fikrimi kim önemser? Veyahut yeterli çoğunluğa ulaşamamış bir gurup iseniz gene sizi takan çıkmaz. Fikirleriniz siyaseten çöpe gider.

Demokrasiden söz açılınca ekseriyetle seçenlerin çerçevesini belirlerler. Seçilecek olanlar zaten “seçilmişlerden” oluşur. Mesela İngiltere kendi krallığının devamı olarak görür demokrasiyi. İngiliz seçkin sınıfı hiçbir yüzyılda yara almadan varlığını sürdürmüştür. Halk sadece bir kitledir. Hatta bazen kesilip atılması gereken bir kitle! Büyük büyük sosyologlar kitle psikolojileri üzerinden yığınla çıkarım, çözümleme ve tahlil yaparken, bu söz konusu seçkin sınıfın muktedirleri “üzerinde güneş batmayan imparatorluklarına” toz kondurmamak için ölçüp biçer. Demokrasi, İngiliz halkının fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir sistemden çok Büyük Britanya felsefesine biat etmiş seçkinlerin ağızlarından dökülen; “Yaşasın kraliyet, yaşasın kraliçe!” nidalarını ilelebet devam ettirecek bir sistem. Bir nevi değiştirilmiş yahut geliştirilmiş bir demokrasi bu. Galiba ileri demokrasi!

Yazının devamı; Mostar Dergisi Şubat 2017 sayısında.