Güzel Bir Rüya: Endülüs

İspanya’daki İslâm medreselerinin şöhretini duyan Hıristiyan gençleri de bu üniversitelerde eğitim görmek üzere akın etmeye başladılar. Bu dönemde müslüman gençlerle Hıristiyan gençleri yan yana eğitim görüyorlardı ki benzer bir durumu Avrupa’da hayal etmek mümkün bile değildi. Böylece Endülüs hem Doğu’nun, hem de Batı’nın huzurla kaynaştığı muazzam bir kültür merkezine dönüştü. Bu medreselerde okuyan Hıristiyan çocukları, ülkelerine dönünce edindikleri bilgilerini yaymaya başladılar.

Parşömen

Parşömen / Ömer Kara

Emevî iktidarını yıkan Ebû Müslim Horasânî’nin kılıcından kaçan Emevî hanedanından I. Abdurrahman ve ailesi, bir müddet Kuzey Afrika’da tutunmaya çalışmış, başarılı olamayınca 756 yılında İspanya’ya geçmişti. Abdurrahman, Tarık bin Ziyad’ın 711 tarihinde çıktığı ve üç sene gibi kısa bir zaman zarfı içerisinde büyük kısmını fethettiği İspanya’da, Kurtuba merkezli bir Emevî devleti kurmayı başardı. Bunda, Emevîlerin çöküşü sonrası İber yarımadasını sarmış olan kargaşanın büyük tesiri vardı. Aşiretlerin ve bağımsız kalmış eski Emevî kumandanlarının desteğini alarak yeni devletini kuran Abdurrahman, derhal iç karışıklıkları yatıştırdı.

Kuzeyden gelen Frank akınlarına karşı cesaretle karşı koydu ve Şarlman’ı yenerek büyük bir askerî başarıya imza attı. II. ve III. Abdurrahman da onun izini takip ettiler. Bilhassa III. Abdurrahman, Kurtuba şehrini bayındır hale getirmek için takdir edilecek çabalar gösterdi. Medînetüzzehrâ adlı şehri, saray, konak, kışla, cami gibi yapılarla süsledi. Yirmi beş yılda tamamlanan efsanevî Medînetüzzehrâ sarayı işte burada yapıldı. Sarayı mermer sütunlar, renkli çiniler, altın ve gümüş eşya ile donatıp tezyin ettirdi.  935 yılında yapımına başlanan saray II. Hakem döneminde bitirildi. Etrafının surlarla çevrili olması ve devasa büyüklüğü nedeniyle “şehir-saray” olarak nitelendirildi.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Ocak 2017 sayısında.