Kültür Devrimi’nden Katliam Çıkaran Diktatör: Mao

Mao’nun Kültür Devrim’i o kadar büyük bir cinnet haline gelmişti ki, ortaya çıkan tahribatın telafisi uzun yıllar sürmüştü. Çin’de, 1970’lere kadar bu işin açtığı yaralar kapatılmaya çalışıldı. 1976 yılında Mao öldüğünde, ardında 50 milyondan fazla ölü, milyonlarca işkence mağduru insan ve karanlık bir ideoloji bırakmıştı. Zaten komünist felsefe de insanlığa ancak böyle bir tabloyu miras bırakabilirdi.

Mostar Dergisi Şubat 2017 Tarih Diyalogları

Tarih Diyalogları – Davut Bayraklı 

Abi, daha önce Lenin ve Stalin’i konuştuk ama Mao’yu bir türlü konuşamadık. Bugün Mao’yu konuşsak olur mu?

Konuşalım ama Mao dediğin adam, öyle bir sohbette bitecek birisi değil. Sadece Doğu Türkistan’da yaptığı katliam bile birkaç sohbetimizi yer, bitirir. 1949’da yaptığı devrim, öncesi ve sonrasıyla yine bir iki sohbeti aşar. Bir de Mao deyince benim aklıma ilk olarak Kültür Devrimi dediği, insan aklını çatlatacak uygulaması geliyor.

Tamam, o zaman Mao üzerinden Kültür Devrimi’ni konuşalım abi. Sen, olan biteni kısaca anlat.

1949 yılında Mao önderliğindeki komünistler tarafından ele geçirilen Çin, dünyanın ikinci büyük komünist devrimine sahne olmuştu. Ancak bu devrim de Bolşevik devrimi gibi trajik sonuçlar doğurmuştu: Kan, gözyaşı, kitle katliamları, yoksulluk, kıtlık, işkence, yozlaşma, kendi içine kapalı bulanık ve donuk bir toplum! 1920’den itibaren devrim için çalışmalara başlayan Mao’nun beyni, Marx ve Darwin’in fikirleriyle yıkanmıştı. Ateşli bir komünist olan Mao, 1949’da devrimi gerçekleştirdikten sonra bazı atılımlar yapmaya çalışmıştı. Büyük Atılım dediği felaket de bunlardan bir tanesiydi. 1950’lerde Stalin’in Rusya’da uygulamaya çalıştığı kolektivizasyona benzer bir girişim olan bu proje, Çin’e sadece büyük bir kıtlık ve işkence getirmişti.

Bu “Büyük Atılım” dediğin şey tam olarak nedir abi?

“Tüm Çin’in tarım ve endüstriyel üretimini katlamak” sloganıyla başlatılan bir hareketti. Bu uygulamada işçilerin çalışma saatleri arttırıldı, makineler de hiç durmadan çalıştırılmaya başlandı. Özel mülkiyet kaldırıldı ve üretimin arttırılması planlandı. Bu arada, tüm köylülerin tarlaları zorla kooperatifleştirildi. Stalin’in uygulaması gibi silahlı zoralımlar uygulandı. Bu politikaya karşı çıkan köylüler de Mao tarafından acımasızca cezalandırıldı. Ancak uygulama kısa zaman içinde adeta çöktü ve beraberinde büyük bir kıtlık getirdi. Milyonlarca insan açlıktan hayatını kaybetti. 1958’de uygulanmaya başlanan bu politika, her ne kadar başarısız olsa da rejim bunu gizlemeye çalıştı. Büyük Atılım sonucunda tarım ve endüstride her şey kötüye giderken 40 milyon insan hayatını kaybetti. Bu başarısız girişimin ardından Mao, Çin devriminin henüz başarıya ulaşmadığını, çünkü komünizmin Çin insanının zihnine tam olarak yerleşmediğini düşündü. Kendisine göre bu soruna bir çözüm üretti ve devletin dahi üst kademelerinde komünizmi sindirememiş yöneticilerin varlığını ortadan kaldırmak için büyük bir Kültür Devrimi başlatmayı amaçladı.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Şubat 2017 sayısında.