Hayalî İngiliz Kaleleri Yıkıldı mı?

İngilizler sömürgecilikte bir dünya markasıdır. “Üzerinde güneş batmayan ülkemiz…” diyerek övündükleri sömürge imparatorlukları dünyanın bir ucundan diğer ucuna yayılmıştır. İspanyolların ve Portekizlilerin 16. yüzyılda yayılan kolonileştirmelerinin sonu 19. yüzyılda İngiltere’nin yeni kolonileştirme tarzıyla gelmiştir. Başta Fransa olmak üzere İtalya, Hollanda, Japonya gibi emperyalist devletlerin öncüsü ve örneği hep İngiltere olmuştur. Mandacılıkta sınır tanımayan İngiliz aklı 1945’ten sonra, ülkeleri el altından yönetmenin yollarını da bulmuştur.

Mostar Dergisi Mart 2017 Kapak

Kapak / Mükerrem Mete 

Batılılaşma sadece bizim meselemiz değil. Çin’in, Japonya’nın, Rusya’nın, Hindistan’ın ve daha sayısız ülkenin kendi içinde Batıcıları ve Batı karşıtları var.  Bütün bu devletlerin tarihi bizdeki lale devrine; Tanzimat, Islahat, Meşrutiyet, Cumhuriyet, İnkılâp dönemlerine benzer süreçlerle dolu. Dünya 18. yüzyıldan beri deli gibi modernleşmeye çalışıyor. İnsanlar savaşla, işgalle, zorlamayla değil kendi rızalarıyla, koşa koşa, sevinç gösterileri eşliğinde Avrupa’yı taklit etmek için yarışıyor. Bundan daha başarılı bir sömürgecilik hareketi olabilir mi?

ABD ve İngiltere Diplomasisi

İngiltere ve ABD bir konuda birbirine çok benzetilir. İngiltere bir ada ülkesidir ve Kıta Avrupası’ndan denizle ayrılmıştır. ABD de aynı şekilde Asya, Afrika, Avrupa kıtalarının olduğu eski ana dünyadan Atlas Okyanusu ile ayrılmıştır. Bu denizaşırılığın pek çok avantajı vardır. Savaşlardan fazla etkilenmemek bunların başında gelir. ABD için dünyada, İngiltere için Avrupa’da yer yerinden oynarken, ortalık kan gölüne dönerken, soylar kırılırken denizin diğer kıyısında korunaklı bir bölgede kalma imkânı vardır. Amerikan ve İngiliz askerleri de ölür tabi ki ama en azından Amerika’da değil ana kıtada, İngiltere’de değil Avrupa’da. Yine denizaşırılık sayesinde ülkeleri kolayca birbirine düşürebilirsiniz. Çünkü onlar komşudurlar, siz ise uzaklardaki bir dost. Ayrıca ekonominin, kültürün, teknolojinin ana üslerini korunaklı adalarınızda kurup ana karanın tamamını müşteriniz haline getirebilirsiniz. İşte bunlar ve daha sayamadıklarımız nedeniyle ABD ve İngiltere diplomasisinin büyük bir ortak yönü olduğu iddia edilir.

 ABD’nin Tek Dostu

Rivayete göre, Birleşik Krallık’ta 1951-1955 yılları arasında başbakanlık yapan Winston Churchill bir danışmanıyla dünya haritasına bakarak diplomatik fikir alışverişinde bulunmaktadır. Aynı zamanda Çanakkale Savaşı’nın mağlup denizcilik bakanı olan ve mazisinde kapanmaz yaralar açtığımız Churchill, danışmanının “Dostumuz Amerika Birleşik Devletleri” dediğini duyar ve hemen bu ifadeyi düzeltir: “Amerika Birleşik Devletleri’nin Atlas Okyanusu’ndan başka dostu yoktur.” Anekdotlar tarihine geçecek bu sözleri sarf ederken de parmağı, haritadaki Atlas Okyanusu’nu işaret etmektedir. Aynı cümleyi bir Amerikalı veya herhangi biri de aslında İngiltere için şu şekilde kurabilir: “İngiltere’nin Manş Denizi’nden başka dostu yoktur” Son iki asrı yöneten İngiliz ve Amerikan aklının nasıl çalıştığını anlamak için öncelikle bu deniz dostluğunu anlamak gerekir.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Mart 2017 sayısında.