Bir Memleket Âşığı Ahmet Tevfik İleri

Din derslerinin ilkokulların müfredat programına alınması, Türk Sanat Tarihi Enstitüsü’nün kurulması, Türk kültür eserlerinin yayımının başlatılması, yirmi yıl aradan sonra İmam-Hatip okullarının yeniden açılması, İstanbul’da Yüksek İslâm Enstitüsü’nün kurulması, onun köklü faaliyetlerinden sadece birkaçıydı. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanmakta olan İnönü Ansiklopedisi’ni “Türk Ansiklopedisi” adıyla yeni bir yayın kurulu oluşturarak devam ettirdi.

Mostar Dergisi Nisan 2017 Çerçeve / A. Tevfik İleri - Çizim: Melike Büyükçolpan

Çerçeve / Cüneyt Dal

Bazı şahsiyetleri anlamak, ancak onlar gibi düşünmek için çaba sarf etmekle mümkündür. Çünkü onların öncelikleri, sıradan insanlar gibi ne hayatlarıdır ne aileleri ne de rahatları. Maslow’un o meşhur ihtiyaç piramidi temelinden sarsılır onların kişilikleri karşısında. İdealleri, davaları, hedefleri ve menzilleri uğrunda tüm zorluklara göğüs gererler ve kaderin kendilerine çizdiği yolda kaybetmiş gibi görünseler de aslında tarihî bir bakış açısıyla nazar edildiğinde kazananlar, onların ta kendileridir. İşlerine, inançlarına, prensiplerine âşıktırlar. Hele işleri halka hizmet, inançları Hakk’a itaat ve prensipleri bâtıldan kaçınmak ise bu düsturları, onları ebedî bir saadete, ardında bıraktıkları vicdan sahipleriniyse minnet ve hayırla yâda sevk eder. A. Tevfik İleri, bu vasıflarla mücehhez bir memleket âşığıdır. Bu ülke için yaptıklarıyla bilinmesi, tanınması ve unutulmaması gerekenler isimlerdendir.

Aşk Dolu Söylevlerin Hatibi

Ahmet Tevfik İleri, 1911’de Rize’nin Hemşin kazasında doğdu. Babası Hâfız Celâl Efendi, annesi Fatma Hanım’dı. İlk ve orta öğrenimini, İstanbul’da dedesinin yanında tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’nden 1933’te mezun oldu. Bu okul, onun kendini göstermeye başladığı yerdi. Son sınıftayken Millî Türk Talebe Birliği başkanlığına seçildi. Burada, Türkçe’nin yaygın olarak kullanımını sağlamak ve yerli malını teşvik etmek için mitingler ve kampanyalar düzenlenmesinde öncülük etti. Talebe birliği reisliği yaparken çevresindekiler onu, sağduyulu fikir sahibi ve aşk dolu söylemlerin hatibi olarak nitelendiriyorlardı. Razgrad’daki Türk mezarlığını tahrip eden Bulgar gençlerini protesto etmek için harekete geçtiğinde, kontrolden çıkıp galeyana gelerek, “Biz de aynı tahribatı buradaki Bulgar mezarlarına verelim!” diyen gençlere, şu unutulmaz konuşmayı yaparak, çıkacak aşırılıkların önüne geçmişti: “Bizim geleneklerimizde ölüye hürmet vardır. Onun için bize bu davranış yakışmaz. Biz, Türk insaniyetini göstermek için gerekirse onların mezarlığına çiçek götüreceğiz.”

“Adeta Sevmek İçin Yaratılmış”

Evlilik, o yıllarda düşündüğü en son şeydi. Ancak babasını kırmayarak Vasfiye Hanım’la tanışmaya karar verdi ve Vasfiye Hanım’ın anlatımına göre Tevfik Bey’in, ilk karşılaştıklarında söyledikleri şunlardı: “Benden, büyük bir aşk bekleme. Ben, memleketime aşığım. Senden de memlekete âşık olmanı istiyorum. İnşallah benimle evlendiğine memnun olacaksın ancak aşk meselesine gelince durum bundan ibarettir.”

Yazının devamı; Mostar Dergisi Nisan 2017 sayısında.