Dolma Doldurmayı Bilmiyorsan Nasıl Mühendis Olsun Sen?

Eğer mühendis olduysan bir kere format atmayı bileceksin. Ayrıca enişten yeni bir telefon alırken seni arayacak hazırlıklı ol. Komşunun oğlunun bilgisayarı bozulduğunda ise ölü numarası yap, aksi takdirde kurtuluşun yok!

Mostar Dergisi Nisan 2017 Sürahiden Bardaklara

Sürahiden Bardaklara / Nazım Yılmaz

Fikirlerin, kişilerin ve olayların yanlış anlaşılması bir nebze kabul edilebilir bir durumdur. Fakat bir meslek bu kadar yanlış anlaşılabilir mi? Evet, doğru tahmin ettiniz; mühendislikten bahsediyoruz. Eskiden saygın bir meslek dalı olan mühendislik günümüzde “elinden her iş gelen” seviyesine kadar düşmüştür. Evde ampül bozulduysa değiştireceksin kardeşim, burası Türkiye, kimya mühendisi olman her işten anlaman gerektiği gerçeğini değiştirmez! Matematiğin bile “Az sayıda insanın bildiği dil” olarak tanımlandığı bir ortamda mühendislik okuyanların vazgeçilmez yazgısıdır her işten anlamak. Özellikle her yıl “Evladım, sen ne okuyorsun? Bitirince ne olacaksın?” diye torunlarını darlayan babaannelerin mezuniyet sonrası tavırları, bu beklentinin ayyuka çıkmasına örnektir. Dolma doldururken torunundan yardım isteyen babaannelerin aldığı “Ben ne anlarım dolma doldurmaktan?” cevabı üzerine “Dolma doldurmayı bilmiyorsan nasıl mühendis oldun?” dedikleri bile görülmüştür. Bu kadarıyla kalmaz elbette. Bir kere format atmayı bileceksin. Ayrıca enişten yeni bir telefon alırken seni arayacak hazırlıklı ol. Komşunun oğlunun bilgisayarı bozulduğunda ise ölü numarası yap, aksi takdirde kurtuluşun yok!

Super Mario’nun Canavarı

Aslında uzaktan bakıldığında bir karizması olan mühendislik, işin biraz içine girince paparazilere makyajsız yakalanan ünlüler gibi alışılmadık pozlar veriyor. Özellikle maaş konusunda var olan dedikodular bu konuya en güzel örnektir. Çevresinde en az bir mühendis olmayan insanların gözünde, bir mühendisin ortalama aylık maaşı 20 bin civarında bir şeydir. Gel gör ki; işverenler mühendisleri bu kadar sevmiyorlar. Hele ki yeni mezun mühendisin maaşı ne babaanneleri umreye göndermeye yeter ne de maaşı arkadaşlarla ıslatmaya. Zira o maaşın kendisi güneş görünce buharlaşıp giden bir şeydir ve ıslatmak tabirinden fersah fersah uzaktır. Hatta maaş bile değildir; olsa olsa maaşçıktır.

Mühendis olabilmek için çok fazla çaba sarf edildiği herkesçe malumdur. Diğer bölümlerde okuyan öğrenciler dört mevsimin tadını doyasıya yaşarken mühendis adayları için temel ışık kaynağı masa lambasıdır. Zira yan odadaki iletişim fakültesinde okuyan arkadaş üç bölüm diziyi hiç edip uykuya dalmışken mühendis adayının çalışması gerekmektedir. İyi bir mühendis olabilmek için az yemek, az uyumak ve mümkün mertebe başka işlerle uğraşmamak gerekir. Okulun ilk yılında liseden kalan matematik, fizik ve kimya bilgileriyle idare edilebilen sınavlar, ikinci, hele ki üçüncü ve dördüncü yıllarda boyut değiştirir ve Super Mario’nun bölüm sonu canavarına dönüşür.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Nisan 2017 sayısında.