Musevî Okulu Öğretmenliğinden Sadrazamlığa: Talat Paşa

Talat Paşa'yı iyi anlamak için bir ihtilal adamı olduğunu unutmamak gerekir. Korkak, pısırık bir adam değildir. Cüretkâr ve cesurdur. Teşrifattan ve törenden hoşlanmaz. Devrimle gelen siyasilerin namlunun ucunda olduğu gerçeğini çok iyi bilir ve ona göre davranıp belinde çift tabancayla gezer. Hiç çekinmeden adam harcar. Kullandığı adamın son kullanma tarihi geldiğinde, Talat için çöp hükmünde olan o adamı tarihin bilinmezler varoşuna savuruverir. Nitekim Çerkez Ahmet ve Yakup Cemil gibi isimlere acımayacaktır.

Mostar Dergisi Mart 2017 Bakış Açısı / Talat Paşa

Bakış Açısı / Ozan Bodur 

15 Mart 1921 günü semasını gri bulutların kapladığı bir Berlin sabahıdır. Charlottenburg’deki evinde mutfakta yemek yapan Hayriye hanıma dışarı çıkıp biraz dolaşmak için seslenir. Eşi yorgun olduğunu söyleyince kapıya doğru yönelir. Tam çıkacakken geri dönüp mutfağa girer. Refikasının gözlerinin içine bakarak tekrar gelip gelmeyeceğini sorar. Sanki çıkmak istemezmiş gibi bir hali vardır. Eşi “Paşa, bugün sizde bir hal var! Çocuk mu oluyorsunuz Allah aşkına, neden yalnız gitmiyorsunuz” deyince “Bilmiyorum hanım.” der ve ekler “İçimde bir sıkıntı var, yanımda sen olmayınca kendimi çok yalnız hissediyorum.” Yine hayır cevabı almasının akabinde titrek bir sesle “Allahaısmarladık”  diyerek kapıdan dışarı çıkar. Hâlâ mutfakta yemek yapan Hayriye hanımın olacaklardan haberi yoktur.

Birkaç dakika sonra üst üste zil çalar. Hayriye Hanım kapıyı açtığında karşısında soluk soluğa kalmış olan sabık Selanik mebusu Nesim Mezliyah vardır. Arkasında da koşarak Dr. Nazım gelir; bir döneme damgasını vuran Talat Paşa, Ermeni komitacı Soğomon Tehliryan tarafından vurulmuştur. Yakalanan Tehliryan, cinayeti işlediğini açıkça itiraf eder ama soykırım boyunca geçirdiği ruhi sarsıntı nedeniyle ve cinnet geçirdiği gerekçesiyle(!) Alman mahkemesi tarafından suçsuz bulunur. Katil, bir buçuk günlük hızlı bir yargılama sonrasında Alman makamları tarafından tahliye edilir. Yaşanan tüm bu olayların ardından yapılan tartışmalar Talat Paşa’nın tartışmalı geçmişinde düğümlenir.

Gayretli Biri

Eylül 1874’de Kırcaali’nin Çepleci köyü ahalisinden sorgu hâkimi Ahmet Vasıf Efendi ve aslen Kayserili olan Hürmüz Hanım’ın oğlu olarak doğar. Babasını çok küçükken kaybeder. Annesi İstanbul’a göçer. Yoksulluk ve kimsesizlikten dolayı başkentte barınamazlar. Kısa sürede Edirne’ye geri dönerler. İlkokulu Vize’de okur. Edirne Askerî Rüştiyesi’ne girmeyi başarır. Ancak yaşadıkları onu asabileştirir. Mezun olmasına birkaç gün kala hocası olan bir subayı feci şekilde döver, okuldan atılır. Araya girenler olur, diplomasını alsa da kayıt kabul zamanı geçtiğinden liseye kaydı yapılamaz. Zaten ekonomik durumu yetersiz olduğu için hayata erken atılır.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Mart 2017 sayısında.