Bir İrşad Kutbu Seyyid Abdülhakim Arvâsî

Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ihtidasına da vesile olan Arvasî hazretleri, bu büyük zekânın İslâm davasına istihdamını sağlamıştır. N. Fazıl Kısakürek, "O ve Ben" ile "Tanrı Kulundan Dinlediklerim" adlı eserlerinde mürşidini, mürşidiyle sohbetlerini muhabbet diliyle anlatır. Seyyid Abdülhakim Arvasî hazretleri, vatanına ve milletine sadakatle bağlıdır. Tıpkı mensubu olduğu Arvas ailesi gibi. "Üç Türk kalsa biri benim, iki Türk kalsa biri benim ve tek Türk kalsa o benim!" diye içinde yaşadığı millete olan aidiyetini ifade eden Hazret, maalesef, haksız yere soruşturma, tutuklama ve sürgün de yaşamıştır.

Mostar Dergisi Mayıs 2017 Portre / Çizim: Bünyamin K.

Portre / Ali Muhsin Türkoğlu

Arvas köyü, Van ilimizin hudutları içerisinde yer alır. Bu köy, Arvasî nisbesi veya Arvas soyadı ile anılan köklü bir aile tarafından kurulmuştur. Köyün kurulduğu bölge, il, mevki bakımından anlamlıdır. Burası İran sınırındadır ve Türkiye-İran arasındaki zıtlaşmada hâk ile bâtıl mücadelesinin veçhelerinden bir veçhedir. Hudutlarımız, her ne kadar askerimiz tarafından korunsa da hâk-bâtıl mücadelesi gereği ayrıca âlimlerimizin de bu coğrafyada hayatî bir yeri vardır. Arvasî ailesinden Seyyid Kasım Bağdadî, Seyyid Abdurrahum, Seyyid Fehim, Seyyid Sıbgatullah gibi âlim ve ârifler yetişmiş ve “seyyid” olan bu aile, Ehl-i sünnet ve’l-cemaat üzere yaşamayı bu bölgede tahkîm etmiştir. Arvas seyyidlerinin ceddi Seyyid Muhammed hazretleri, Kanunî Sultan Süleyman devrinde Musûl’dan Van’ın güneyine gelerek Arvas köyünü kurmuştur.

Kanunî devrinde Şia ile mücadele konusunda sosyal tedbirlerin de alındığı düşünülürse, Kadirî şeyhi Seyyid Muhammed hazretlerinin hicretinin, İstanbul’daki hilafetin davetine istinaden gerçekleştiği ihtimali de düşünülebilir. Nitekim daha sonra Arvas ailesinden pek çok kişi, bölgedeki hizmetlerinden ötürü İstanbul’daki halifeden takdir ve taltif görmüştür. Hatırlanacağı üzere Yavuz Sultan Selim zamanında Şiî Safevî Devleti’ne ağır bir darbe vurulmuş, Kanunî devrinde de İran ile savaşlar sürmüştür. Onuncu Osmanlı Padişahı Kanunî Sultan Süleyman, Anadolu topraklarında Ehl-i sünnetin yerleşmesi için muhtelif yerlere halkın beş vakit camiye gelmesi için teşvik edilmesini istemiştir.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Mayıs 2017 sayısında.