Red Çekiyoruz!

Bizler, yapacağımız işler için önce “besmele” çeker ve Allah’ın adıyla işe başlarız. Doğal olarak iki farklı dünyanın hayata bakışı, bu ilk hareket mantığıyla birbirinden keskin ve net çizgilerle ayrışır. Belki de bu yüzden Batı kafa yapısının dayattığı düzeni ve dünya algısına red çekiyoruz.

Mostar Dergisi Mayıs 2017 Editörden

Editörden / Davut Bayraklı

Batı dünyasının modern dünyaya sunduğu hayat anlayışı “kazanmak” kavramı üzerine kurgulanmıştır. İnsanı, birbirinin kurdu gören bu düşünce, haklı olanın değil de güçlü olanın kazandığı ve kazanması gerektiği kuralıyla acımasızlığını gözler önüne serer. Bir işe başlarken ilk olarak kazanma güdüsüyle hareket edilir. Başka dünyanın insanı olan bizler ise her işe “besmele” ile başlayan bir gelenekten geliyoruz. Bizler, yapacağımız işler için önce “besmele” çeker ve Allah’ın adıyla işe başlarız. Doğal olarak iki farklı dünyanın hayata bakışı, bu ilk hareket mantığıyla birbirinden keskin ve net çizgilerle ayrışır. Belki de bu yüzden Batı kafa yapısının dayattığı düzeni ve dünya algısına red çekiyoruz. Çünkü sadece “kazanma” olgusuyla işe başlandığı zaman dünyanın nasıl bir cehenneme döndüğünü son iki asırda gereğinden fazla gördük.

Her şeye sonuç odaklı bakan Batı dünyası, giriştikleri her işte kazanmak istedikleri için atom bombası üretebildiler ve bu bombaları dün Japonya’da masum sivillerin üzerine atabildiler. Neticede amaç, ne olursa olsun kazanmaktı. Suriye’de yaşanan insanlık dramında da Batı kafasının o korkunç yüzünü bir kez daha gördük. Kazanmaya odaklı bu hastalıklı düşüncenin kendisine alan bulduğu İdlib’de sivillerin ve masum çocukların üzerinde kimyasal silahlar kullanıldı. Kendi geçmişlerinden gelen mantığa uyumlu olan bu davranış, Batı dünyasınca yadırganmadı. Mısır’da seçimle gelen Mursî darbeyle devrilince alkışlayan Avrupa, Suriye’de yaşanan insanlık dramına ses çıkarmadı. Çünkü onların kuruladığı ve kurallarını kendilerinin belirlediği bu oyunda, böyle şeyler olurdu.

Mazlumların gözyaşlarına rağmen kazanmaya odaklanan ve bu haliyle arzın en dehşetli varlığı konumuna gelen Batı kafasına karşı bizler, tekrar köklerimize dönüp geleneğimizden devraldığımız değerlere sarılıp her işe yeniden “besmele” ile başlamalıyız.