Siz de mi Partiden Sıkıldınız?

Herkesin dürüst olmasını isteriz. Çevremizdeki insanların güvenilmez olduğundan yakınırız. “Ben yalan söylemem.” cümlesi hepimizin ağzındadır. Dürüst olmak, tabii ki harika bir şey. Kendi dürüstlükleriyle çelişip, başka sonuçlara sebebiyet verenleri de hatırlayalım.

Mostar Dergisi Mayıs 2017 Konektikıt Günlüğü

Konektikıt Günlüğü / Aydoğan K

Yaşlandığımı, sakalımdaki aklardan değil, eskiden kafama takılan şeyleri artık önemsemediğimi görünce anlıyorum. Mesela, başarı hikâyelerinden nefret ederdim, uyuz olurdum. “Sokaklarda su satıyordu, şimdi meyve suyu şirketi var!” , “8 yaşına kadar konuşamadı ama 21 yaşında matematik profesörü oldu!” tarzı haberler gördükçe kendimden şüphe eder hale gelmiştim. Başkalarına ilham ve azim aşılayacak bu hikâyeler, bende moral bozukluğu yapıyordu. “Ben niye bir şey olamıyorum. Ben, niye bu kadar başarısızım. Hayata niye tutunamıyorum.” diye söylenip dururdum.

Sonra bir şey fark ettim. Mesele ne oydu ne de buydu. Mesele seçim yapmaktı ve gerçekten istediğin şeyi seçmekti. Gerçekten istediğin şeyi bulmaksa, çok uzun bir yoldu. Bana ilham veren başka hikâyeler olduğunu fark ettim. Mesela, teknik direktörlük de yapmış olan Johan Cruyff’a, futbol oynadığı dönemde doktoru şu öneriyle gelir: “Ya sigarayı ya da futbolu bırakmak zorundasın. Böyle devam edemeyeceksin.” Cruyff seçimini yapar ve futbolu bırakır.

Amerikan filmlerindeki meşhur sahnelerden biridir; villada parti verilir ve canı sıkılan biri balkona çıkar. Peşinden biri daha gelir ve tanımadığı bu kişiye sorar: “Siz de mi partiden sıkıldınız?”

Ben partiden sıkılıyorum: Ne su satmak ne de meyve suyu şirketi sahibi olmak istiyorum. Keza matematik profesörü de olmak istemezdim ki matematikten nefret ederim. Sanırım şimdi bir sigara yakıp, yazıyı şöyle bir baştan sona okuyacağım.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Mayıs 2017 sayısında.