Türkiye Petrolleri ve Raif Karadağ’ın Sır Ölümü

Raif Karadağ, dünya petrollerinin şifrelerini otuz yıl süren titiz araştırmalarıyla ortaya koymuş hatta petrol için insafsızca kan akıtan emperyalist bazı ülkelerin gizli planlarını Türkiye'de dönemin cumhurbaşkanına ülke menfaatleri açısından sunmak istemişti. Hazırladığı bu raporda Türkiye'nin elindeki millî servet petrolleri hakkında da oldukça gizli bir takım bulgulara ulaştığı biliniyordu. Bu tecrübelerle kaleme aldığı Petrol Fırtınası isimli eseri, büyük küresel güçlerin ülkeleri adına dünyanın her tarafında petrol için kirli planların ve oynadıkları oyunların, petrol çıkan ülkelerdeki darbelere ve ihtilallere sebebiyet verdiğini akıcı bir üslupla anlatıyor. Yazar, ayrıca bu küresel güçlerin petrol için her şeyi göze alabileceklerini de bu kitapta açıkça izah ediyor.

Mostar Dergisi Mayıs 2017 Bakış Açısı

Bakış Açısı / Ozan Bodur

Büyük ve müreffeh bir ülke olma yolunda başımızı kaldırıp bize piyon rolü biçenlere karşı “oyunu biz kurarız” demeye başladığımız şu günlerde karşılaştığımız en önemli sorun enerji meselemizdir. Bu bağlamda “Türkiye’de ciddi bir petrol potansiyeli var mı? Varsa nerede ve neden çıkarılmıyor?” soruları ayrı bir önem iktiza eder. Öyle ki bu kritik sorular bugün gençlerimizin ismini dahi bilmediği bir yürekli adamı karanlık bir el marifeti ile aramızdan alıp götürmüştü.

Bu cesur kalemin ismi Raif Karadağ’dı. 28 Nisan 1920 tarihinde Yanya’da doğmuştu. Babası Yanya eşrafından bankacı Süleyman Bey olan Karadağ’ın ailesi, 1924 yılında mübadeleyle Türkiye’ye geldi ve İstanbul’da Pendik’e yerleşti. Raif Karadağ, Pendik İlkokulu’nu bitirdikten sonra Kadıköy Ortaokulu’ndan mezun oldu. Rumca, Osmanlıca ve İngilizce biliyordu. Çocukluk ve gençlik yıllarından beri okumayı çok seven bir insan olarak tanındı. Onun bu okuma aşkı, daha sonraki yıllarda yazma aşkına dönüştü. Bir aşkı daha vardı: Selver hanım. Hayatını onunla birleştirerek Murat ve Ferhat isminde iki çocuk sahibi oldu. Daha sonra gazeteciliği kendine meslek seçti. 1952 yılında günlük Büyük Doğu gazetesinde yazmaya başladı. Daha sonra Son Havadis, Tercüman ve Bizim Anadolu gazetelerinde yazılar yazdı. Diğer yandan bazı dergilerde de çeşitli yazılarını yayımladı. Bu yazılarından pek çoğunu kitap haline getirdi.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Mayıs 2017 sayısında.