15 Temmuz, Millî Hafızaya Dâhil Edilebilir mi?

Birinci Cihan Harbi'nin sonunda Almanlar kaybedince biz de kaybetmiş sayılıyorduk. Fakat bu kez Oswald Spengler'in tespitine göre, Almanlar yenilince bütün dünya milletleri yenilmiş sayıldı. Irkçı bir muhtevayı içkin Alman milliyetçiliği yani Nasyonal Sosyalizm kaybetmiş, kazanan "Hür Dünya" olmuştu.

Mostar Dergisi Temmuz 2017 Dosya

Dosya / Mehmet Raşit Küçükkürtül

16 Haziran 2017 Cuma – Kahramanmaraş  – Sabah Namazında

Sizin de dikkatinizi çekti mi? 15 Temmuz’dan sonra, maruz kaldığımız reklamlarda “bu topraklar”, “vatan” gibi ibareler daha çok geçmeye başladı. Mesela kaliteli ve modern tesislerde hazırlanmış bir hazır süt yerine “ülkemizin bereketli topraklarında yetişmiş koyunların” sütünü içmeye çağrıldık. Aynı atmosferin sosyal medya dili, televizyon dizilerinin trendlerini de bir hayli etkilediğini görmek mümkün. Görünen o ki 15 Temmuz’un getirdiği atmosferi en etkili şekilde sarf eden televizyoncular, reklamcılar taifesi olmuş. 15 Temmuz’un neye tekabül ettiğini iyiden iyiye ortaya koymadan, ülkemizdeki iletişimciler onu bir hayli malzemeleştirip tüketmiş olsa da önümüzde 15 Temmuz mahreçli birtakım sorular var ve bu sorular bizi düşünmeye davet ediyor.

Solan Demokrasi

Osmanlı Devleti’nin inkıraza vardığı 20. asrının başlarında Fransız nosyonlu bir milliyetçilik telakkisi vardı. İstiklâl Harbi’ni veren askerî ve siyasî kadro da bunun tesiri altındaydı. Fakat İstiklâl Harbi’nden sonra Almanya mahreçli, dönemin ruhuna paralel düşen bir ırkçılık -bilhassa 1928’den sonra- kendisine kuvvetli bir yer edindi. Elbette bu rüzgâr, İkinci Cihan Harbi’nin sonlarında bitti. Birinci Cihan Harbi’nin sonunda Almanlar kaybedince biz de kaybetmiş sayılıyorduk. Fakat bu kez Oswald Spengler’in tespitine göre, Almanlar yenilince bütün dünya milletleri yenilmiş sayıldı. Irkçı bir muhtevayı içkin Alman milliyetçiliği yani Nasyonal Sosyalizm, kaybetmişti. Kazanan, “Hür Dünya” oldu. “Millî Şef ve Başbuğ” İsmet İnönü, 1946’da Batı demokrasilerinin bulunduğu mihvere uzak düşemeyeceği için “demokrasi”ye geçti.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Temmuz 2017 sayısında.