15 Temmuz Üzerinden Batı’nın İslâm Dünyası Politikası

15 Temmuz, bütün İslâm dünyasına nice vakittir diriliş ruhu aşılayan Türkiye’ye karşı Batı’nın kurduğu bir oyundur. Her zaman olduğu gibi, ilk başta alakası yokmuş gibi görünse de, sonradan topyekûn darbeyi sahiplenmişlerdir. Mesela Amerika’nın darbe için “bir internet oyunu olup olmadığını anlayamadık” açıklaması, bütün Batılı devletlerin darbecilerin hamiliğini üstlenmesi, Alman istihbarat örgütü BND’nin darbede FETÖ izi yok açıklaması vs.

Mostar Dergisi Temmuz 2017 Dosya

Dosya / Ali Sözer

15 Temmuz darbe girişimi birçok açıdan milat oldu. Öncelikle ülkemizde bir darbe girişimi ilk kez başarısızlığa uğratıldı. Yani halkımız darbecilere karşı bizzat karşı darbe yaptı. Eğer bu karşı darbenin farkına varabilirsek, kendimiz olma ve kendimizi bulma yolunda vakti geldiğinde 15 Temmuz ruhu, bayrak gibi dalgalanacaktır. 15 Temmuz, birbirinden farklı istikamette ilerleyen, birbiriyle hiç alakası yokmuş gibi görünen birçok kişi, kurum ve olayların da alakasını gün yüzüne çıkardı. Meğer dört bir yandan kuşatılmışız. Entrikalarla, oyunlarla kuşatılmışız. Birbirine düşman gibi görünen fakat ittifak halindeki şer odaklarıyla kuşatılmışız.

Düşman Kim?

“Mümin, bir kez ısırıldığı delikten ikinci kez ısırılmaz” sözü gereğince, aklımızı başımıza toplamamız gerekiyor. Düşmanlarımız işini iyi yapıyor. Sabırla, planladığı günü bekliyor. Hatta sadece tek bir plana bağlı kalmıyor. İç içe geçmiş birçok planları var. Daha biri yeni devreden çıktı demeden diğerini karşımızda buluyoruz. Tabi ki biz kendimize gelene kadar iş işten geçmiş oluyor. Bunun başlıca sebebi de tam manasıyla kıblemiz yönünde bir hedefimiz olmayışı. Düşmanlarımız ise “Düşmanımın düşmanı dostumdur” sözünün gereği olarak asla hedefinden sapmıyor, araya giren ihtilaf ve engelleri çok kolay bertaraf ediyor. Düşmanımız derken Batı’dan bahsediyorum. Bütün varlığını Doğu’ya, yahut müslümanlara düşmanlık üzerine var etmiş ve asırlardır bu hedefinden sapmamış olan Batı’dan… İsterseniz meseleyi başından alalım.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Temmuz 2017 sayısında.