“Eşkıyalar Başarılı Olamayacaklar!”

O meşum gecede Genelkurmay’a çöreklenen FETÖ örgütüne mensup cuntacı subaylar, yapılacak nokta operasyonlarda hamle önceliği kazanmak için Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmeyi tasarlıyorlardı. Bu bağlamda hedef, mevcut Özel Kuvvetler Komutanı olan Zekai Aksakallı Paşa’ydı.

Mostar Dergisi Temmuz 2017 Dosya

Dosya / Ozan Bodur

15 Temmuz gecesi yakın dönemde ülkemizin yaşadığı en trajik anlardan biri olmuştur. Öyle ki bu milletin ekmeğini yediği halde iradesine saygı göstermeyen gözü dönmüş üniformalı teröristlerin çılgınlıkları, ancak Anadolu insanının feraseti ve milletten yana tavır koyan, bu toprakların gerçek neferleri kahramanların şecaatleri ile önlenebilmiştir. İşte o geceye dair hafızalarımıza kazınan hikâyelerden en farklısı, Niğde’nin Çukurköyü nüfusuna kayıtlı olup tecrübeli bir özel kuvvetler askeri olan Ömer Halisdemir’e aittir.

Hedef; Aksakallı Paşa

O meşum gecede Genelkurmay’a çöreklenen FETÖ örgütüne mensup cuntacı subaylar, yapılacak nokta operasyonlarda hamle önceliği kazanmak için Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmeyi tasarlıyorlardı. Bu bağlamda hedef, mevcut Özel Kuvvetler Komutanı olan Zekai Aksakallı Paşa’ydı. Evinde dinlenmekte olan Paşa’ya Genelkurmay’dan gelen bir telefon, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın, Gazi Orduevi’nde gerçekleşecek düğün programına katılamayacağını, onun yerine kendisinin gitmesinin istendiğini söylemişti. Zekai Paşa, “Ben son bir yıldır düğüne, bayrama gitmiyorum, başkası gitsin.” demek istese de durum değişmemişti. Paşa, bunun üzerine eşine haber verip hazırlık yaptı. Uygun kıyafetlerini giyip Gazi Orduevi’ne geldi. İçeri girdiğinde şüphelenmeye başlamıştı. Zekai Paşa, sıkı bir özel kuvvetçiydi. Kimsenin dikkatini çekmeyen bir değişiklik kendisi tarafından fark edilebilirdi. Sezgileri oldukça kuvvetli, ayrıntılar konusunda feraset sahibiydi. Özellikle insan fizyolojisini, beden dilini, jest ve mimiklerin psikolojik altyapısını çok iyi biliyordu. Anatomide meydana gelen duygulara bağlı değişiklikleri hemen kavrayabiliyordu. Kaldı ki Orduevi’nden içeri girer girmez bir garipliğin olduğunu sezdi.

Yazının devamı; Mostar Dergisi Temmuz 2017 sayısında.