Dünden Bugüne Medrese

Şu medrese meselesini bir kere Karahanlılar özelinden konuştuk seninle abi. Meseleyi biraz daha açsak olur mu?

O zaman birkaç adım daha geriye giderek başlayalım sohbete. Öncelikle ilk Türk devletlerinde eğitim çok düzenli olmamakla birlikte belli bir sisteme sahip değildi. Türk-İslâm devletleri döneminde eğitim sistemleşmeye başladı, medreseler de bu dönemde ortaya çıktı.

Daha önce durum nasıldı abi?

Mesela Uygurlar döneminde eğitim tapınaklarda veriliyordu. Dediğim gibi sistemli bir yapı yoktu. İşin sistemli bir boyuta varması hem İslâm’ın kabulü hem de devletin tarih yapan kurucu bir unsur olacak düzeye ve güce gelmesiyle başladı. Daha sonra Karahanlılar döneminde ilk medrese örnekleri verilmeye başlandı. “Darül Hikme, Beytül Hikme ve Darül İlim” gibi yapıların da örnek teşkil etmesiyle hızlı bir gelişme kaydedildi diyebilirim.

İlk medrese hangisiydi diye sorsam senin sinirlenmene vesile olur muyum diye düşünmüyor değilim hani abi…

Bilmiyorum dediğin konularda soru sorduğunda kızıyor muyum? Neyse, bu bahsi geçelim ve konumuza dönelim. Bildiğim kadarıyla dönemin ilk medresesi Semerkant’ta Tabgaç Buğra Han tarafından kuruldu. Daha sonra Gazneliler döneminde de medreseler kuruldu ve eğitim-öğretim faaliyetleri devam etti. Medreseler; cami, kütüphane, müderris odası, genel eğitimin verildiği oda, çalışma odaları, halkın ders dinlemek üzere katılabileceği çalışma salonları, öğrencilerin ve öğretmenlerin kalacağı odalar ile dinlenme alanları, abdesthane, eyvan gibi bölümlerden oluşmaktaydı. Aynı zamanda medreselerin fiziki yapıları ilgililerin rahat bir ortamda çalışmasına uygun hale getirilmişti.

Eğitim meselesini baya detaylı düşünmüşler yani abi…

Detaylı düşünmeden ne kastediyorsun anlamadım ama medreselerin sadece bir bina değil de cami, kütüphane gibi farklı bölümlerden oluşmasının bir nedeni de öğretmen ve öğrenci arasında gerçekleşen eğitim çalışmasına halkın da katılımını sağlamaktı. Medreselerin fizikî yapısının böyle tasarlanmasındaki bir diğer etken de eğitimin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine ve burada bulunanların rahat bir ortamda çalışmasına uygun hale getirilmesi mantığıydı. İlk dönem medreseler üzerinden görüyoruz ki, bu işe el atan insanlar meseleye bir bütün olarak bakıyor ve ona göre yapılanmayı şekillendiriyorlardı senin anlayacağın.

Binayı kurdun abi, şimdi içine girelim istersen. İçerdeki düzen nasıldı, öğrenci, öğretmen nasıl alınıyordu, nereden temin ediliyordu yani?

Davut Bayraklı’nın hazırladığı yazının devamı Mostar Dergisi Eylül 2017 sayısında.