İcatların Sıra Dışı Hikâyesi

“İcat etmek, üretmek” insanoğlunun en büyük hayali… Bilim adamları da bu hayallerini gerçekleştirmek için karşılaştıkları tüm zorlukları aşmaya çalışır. İcatların ilginç hikâyelerini okuduğunuz zaman istenmeyen küçük kazaların, dalgınlıkla yapılan bazı unutkanlıkların
bilim adamlarına nasıl sürprizler hazırladığını göreceksiniz. Bu hikâyelerden kimisi sıra dışı kimisi de hepimizin başına gelebilecek kadar sıradan.

Robert Chesebrough, 1859 yılında kimya mühendisliği eğitimi aldı. Daha sonra petrol kuyularında kimyager olarak çalışmaya başladı ve Pennsylvania’ya petrol kuyularına yatırım yapmaya gitti. Pennsylvania’ya vardığında sondaj platformlarını incelerken Rod Wax olarak bilinen yapışkan maddeyi keşfetti. Parafine benzeyen bu yapışkan maddenin petrol pompalarını tıkayarak işçilerin çalışmalarını yavaşlattığını gördü. Aynı madde bir taraftan da işçilerin vücutlarında oluşan yara, yanık ve kesiklere sürüldüğünde çabuk bir şekilde iyileşmelerini sağlıyor, yaranın havayla temasını önleyerek işçileri tedavi ediyordu. Chesebrough, 1870 yılında üründen numune alıp laboratuvarında aylarca yaptığı deneyler ve testler sonucunda yüzde yüz doğal ve cildi koruyan vazelini keşfetti.

ABD’li John Pemperton, ilaç sektöründe çalışan bir eczacıydı. Pemperton, koka özü ve şarap karışımından bir şurup üretmek için çalışıyordu. Yaptığı buluşu daha sonra şurup olarak değil de baş ağrısını gideren bir karışım olarak satmaya başladı. 1885 yılında, ABD’nin Georgia eyaletinin başkenti olan Atlanta’da alkol satışı yasaklanınca, Pemperton kendi üretimi olan şurubunu burada piyasaya sürmeyi düşündü. Pemperton, herkesin rahatlıkla içebileceği bir kıvama gelmesi için şurubun içine karbonatlı su ekledi ve soda benzeri bir hal almasını sağladı. İşte böylece Coca-Cola diye bildiğimiz gazlı içecek ortaya çıkmış oldu.

Sedat Bayraklı’nın hazırladığı yazının devamı Mostar Dergisi Eylül 2017 sayısında.