Anasayfa Köşeler EDİTÖRÜN NOTU

EDİTÖRÜN NOTU Sayı 45 Kasım Ali AYÇİL

EDİTÖRÜN NOTU


Merhaba

Ekim ayında bütün dünyanın gündemi bir tek konuya odaklandı: Ekonomik kriz. Amerika’da başlayan ve dalga dalga dünyanın diğer ülkelerine sirayet eden kriz yüzünden şimdiden kimi önemli firmalar iflaslarını açıkladı, kimisi de iflasın eşiğine gelmiş durumda. Bu krizi, kapitalizmin iç çelişkilerinden kaynaklanan ritmik bir hâdise olarak değerlendirenler de var, kapitalizmin bir sistem ve ideoloji olarak krize girdiğini savunanlar da. Hangi cepheden bakarsak bakalım, küresel krizin mağdurları öncelikle sıradan insanlar olacak. Türkiye’nin bu bunalımdan ne oranda etkileneceği de şimdilik belirsiz. Umuyoruz ülkemiz bu badireden de salimen kurtulmasını bilir.

Geçen ay Aktütün Karakolu’na yapılan terör saldırısı da çok konuşuldu. Türkiye bütün çabalarına rağmen yoğunlukla Güneydoğusu’nda yaşanan terör hâdiselerinin önüne geçemiyor. Kabul etmek gerekir ki, yarım yüzyılı bulan ve çoğunlukla yanlış reçetelerle iyileştirilmeye çalışılan bu hastalığın bu günden yarına bir çözümü yok. Bir gerçeği bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyoruz: İnsana dayalı, adaletten ödün vermeyen ve kardeşliği ön plana çıkarmayan bütün çözümler, yaranın üzerini örtmekten ileriye gidemeyecek.

Bu sayımızda, küresel güçlerin dünya siyasetinde önemli yeri olan Kafkasya’yı konu edindik. Dosyamızda hem Kafkasya’nın tarihine, hem bu bölgenin büyük devletler ve bölge ülkeleri açısından önemine hem de bölge halklarının efsanelerine değinen yazılar bulacaksınız. TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’la yaptığımız söyleşi de ufuk açıcı oldu doğrusu.

Mostar’ın Kasım sayısında biri akademisyen Ali Şükrü Çoruk, diğeri Şair Şeref Bilsel tarafından kaleme alınan iki yazıya dikkatinizi çekmek istiyoruz. İkisi de hem ilginç hem de ilk kez bizde gün yüzüne çıkan yazılar. Çoruk, yazısında İstiklâl Harbi esnasında Arjantin’de mukim bulunan Osmanlıların, buradan Türkiye’ye yaptıkları para yardımını anlatıyor. Yazıda, kimlerin ne kadar yardım ettiği ve asıl memleketleri de belirtilmiş. Şeref Bilsel’in yazısı da dikkate değer. Şair Bilsel, öldüğünde yastığının altından Türkçe şiir tercümeleri bulunan İrlanda Millî Marşı’nın şairi Mangan’ın hikâyesini aktarıyor. Mangan, Türkiye’ye hiç gelmediği hâlde Türkçe öğrenmiş, zaman zaman Türkçe şiirler yazmış ve Batı’daki kimi antolojilerde Türk şairi olarak tanıtılmış. Manganla ilgili yazımızın kültür basınımızda tartışılacağını düşünüyoruz.

Bu sayımızda, Kemal Sayar’ın, Rasim Özdenören’in, Ahmet İnam’ın, Mustafa Şentop’un, Berat Demirci’nin ve Önder Kaya gibi genç yazarlarımızın yazılarını da okuyacaksınız.

Yeni sayıda buluşmak dileğiyle.

Hoşçakalın...