﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"><channel><title>Mostar Dergisi</title><link>http://www.mostar.com.tr/rss.aspx</link><description>mostar.com.tr RSS</description><copyright>(c) 2011, Emsey Tech.</copyright><pubDate>17.05.2012 18:39</pubDate><language>tr-TR</language><webMaster>alikadir@emsey.com.tr</webMaster><lastBuildDate>17.05.2012 18:39</lastBuildDate><item><title>Öne çıkanlar/Vitrin</title><description>Öne çıkanlar/Vitrin</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1112&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Yolu Karagümrük'ten geçenler</title><description>Fatih Çıtlak, yolu Karagümrük’teki Cerrahi Tekkesi’nden geçmiş bazı zevatın hatıralarını topladığı eserinde tasavvufi derinliği gözler önüne seriyor…</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1111&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Türk Edebiyatı’nda İstanbul’un Fethi’nin yansımaları</title><description>Türk Edebiyatı’nda Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi’ni konu alan eserler Tanzimat’la birlikte yer almaya başladı. Bu alanda ilk örnekler şiirde ortaya konulmakla birlikte, romanda 1910’ları beklemek gerekir. Cumhuriyet döneminde ise tiyatro sahasında da ilk telif eserler yer almaya başladı. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1110&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>“Dünyada söyleyecek sözü olan biz varız, biz de yokuz” sözü üzerine…</title><description>Son iki yüz yıllık tarihimizin hazin hikâyesi… “Nerede ne kaybettik?” sorusu beynimizi kanatıp duruyor. Hâlâ hakikatin etrafında amaçsız döngüler, hâlâ birbirini yiyen titanlar... Kendi vehmini başkasına dayatan siyasetçi, kadük düşüncesini hakikat diye yutturmaya çalışan aydın, ezberlediği batılı kavramları bilimsel faaliyet diye dayatan akademisyen...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1109&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Bâkıllânî'nin Bizans yolculuğu</title><description>10. yüzyılın önemli İslam âlimlerinden Bâkıllânî, Abbasi elçisi olarak Bizans’ın başkenti Konstantıniyye’ye gelir. Burada İmparator II. Basilius tarafından ağırlanan Bâkıllânî, İslam ve Hıristiyanlık hakkında yaptığı tüm tartışmalardan galip çıkarak, halkı Müslümanlaştırır korkusuyla bir an önce ülkeden gönderilmesi gereken birine dönüşür. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1108&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Siyasetname kültüründe Nizamü’l-mülk ve eseri </title><description>Nizamü’l-mülk’e göre din ile devlet “iki kardeş” gibi. Bu, padişahın dinî kuralları çok iyi bilerek daha âdil ve isabeti kararlar almasını da beraberinde getiriyor. Bu harca bir de gelenekleri ekleyen Siyasetname’nin yazarı, siyasal kültürümüzde es geçilemeyecek bir eser ortaya koyuyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1107&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Eşsiz bir siyasetname örneği olarak İmam Ali’nin mektubu</title><description>Hz. Ali’nin (k.v) veciz ifadelerle dolu, özlü ve sade bir üslupla yazılmış olan mektubu tam anlamıyla bir siyasetname. Bu mektup için rahatlıkla, İslam dininin yönetim usulüne, metodolojisine giriş kitabıdır denebilir.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1106&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İmam Gazali’den Sultan Melikşah’a</title><description>Tarihle birlikte başlayan kanun/kural manzumelerinin derlenip toparlandığı anayasalar büyük birikimleriyle bize hâlâ göz kırpıyor. Şifahî olarak başlasa da bu gelenek hâlâ gündemimizde bulunuyor. İmam Gazali’nin eseri Nasihatil-mülûk ise bu alanda kabul edilmiş mihenk taşlarından.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1105&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Akil adamlardan hükümdarlara: Siyasetnameler </title><description>Millî Şairimiz, tarih için "Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi" diyor o meşhur şiirinde. Devlet ricalinde bu tekerrürlerin yaşanmaması için yöneticilere hak-hukuk adına bir dizi siyasetname takdim edilmiş. Peki, bu öğütler sadece yöneticilere mi, yoksa insan-ı nakasın da alması gereken dersler var mı?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1104&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Afganistan: ABD’nin İkinci Vietnam’ı </title><description>Aradan geçen 10 yılın ardından ABD’nin 2. Vietnam’ı haline gelen savaş ve sonrasında oluşan koşullar Afganistan’a belirsiz bir gelecekten başka bir şey vaad etmiyor. Ve hâlihazırda, Afganistan’ın pek de parlak olmayan geleceği adına net cevaplar gerektiren birçok soru orta yerde duruyor. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1103&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Afganistan: Nüfuz coğrafyamızın sınır karakolu</title><description>Başkent Kabil’de düşen helikopterde 12 askerî personelimizin şehit olmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden TV ekranlarına, gazete sayfalarından sokaklara kadar her mecrada “Afganistan’da ne işimiz var?” sedaları yükselmeye başladı. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1102&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Afganistan: Tünelin ucunda henüz ışık yok</title><description>Bazı ülkeler coğrafî konumları nedeniyle bitmek bilmeyen işgallerle ve saldırılarla yüzleşmek zorunda kaldı. Bunun Asya’daki en bariz örneği Afganistan. Tarih boyunca birçok devlet ve hükümdar, etki alanlarını genişletmek için Afganistan topraklarını üs olarak kullandı. Tıpkı bugünkü gibi...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1101&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Gündemden</title><description>Gündemden</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1100&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Kadim Gelenekte Bir Danışman: Siyasetnameler</title><description>Kadim Gelenekte Bir Danışman: Siyasetnameler</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1099&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>28 Şubat’ta İsrail parmağı</title><description>Geride bıraktığımız Nisan ayında başlayan 28 Şubat soruşturmasıyla birlikte ortaya çıkan bilgilere göre, 28 Şubat’ın arkasında ekonomik sebepler dışında, ana akım medyanın ısrarla görmezden geldiği İsrail’in parmağının olduğu da anlaşılıyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1098&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Midyeler kırık, umutlar sağlam</title><description>Neresi Kumkapı’dan; kim Hâkim’le Faysal’dan farklı ki... Bir umudun peşinde düşe kalka geçen ömürler değil mi paylaştığımız...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1097&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Ruhsuzlaşma ve barbarlaşmanın kaynağı: Dilsizleşme</title><description>İnsan, iki dile sahip bir varlık: Birinci dili beden dili; ikinci dili ise ruh dili. İnsanın insan olarak varlığını sürdürebilmesi için, bu iki dile de her hal ve şartta sahip olabiliyor olması zorunlu. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1096&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Yeni nesil kimin eseri olacak?</title><description>İnternetin kullanımı ve çocuklarımızın hayatındaki rolü/yeri konusunda bilinçlenmeli, düzenleyici/karar verici rolünü kararlı bir şekilde oynamalı ve interneti hayatımızı kolaylaştıran bir araç olarak konumlandırabilmeliyiz. Ama bunun için önce elimizdeki televizyon kumandalarını bir kenara koymamız gerekebilir; yarınlarımız olan çocuklarımız için değmez mi?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1093&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Çin, Türkiye’nin Doğu Türkistan’daki etkisini anladı</title><description>Çin’in, Türkiye’nin Doğu Türkistan üzerindeki üstünlüğünü ve psikolojik etkisini kullanarak, o bölgede kendi barış ve huzur iklimini oluşturma gayreti içerisinde olduğunu görüyoruz.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1092&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Tanpınar: Yeni bir modernlik arayışı</title><description>Besim F. Dellaloğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar özelinde modernleşmenin zihniyet dünyasını ele aldığı kitabında genel hatlarıyla modernlikle modernleşme arasındaki bu gerilime değiniyor. Modernleşmenin Zihniyet Dünyası gibi teorik bir düzleme atıf yapar görünen eser, bunun aksine pratik yansımalara, yaşama ve edebiyata odaklanıyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1091&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Osmanlı solculuğu ve İslam</title><description>Türk solunun II. Meşrutiyet döneminde İslam üzerinden kendisini anlatma çabası bu dönemde kurulan ilk sol parti olan Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın faaliyetlerinde göze çarpıyor. Eylül 1910 yılında kurulan partinin önde gelen ismi Hüseyin Hilmi, yayın organı İştirak gazetesi, ilk yerli sloganı ise “Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar” atasözüydü.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1090&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Eğitimin kısa tarihi</title><description>Bugünün dünyasında eğitim konusunun daha fazla yaygınlaştığı, süre olarak uzadığı görülüyor, hayat boyu eğitim gibi kavramlar yükseliyor. Keza eğitim modellerinde küresel ve yerel dinamikler öne çıkıyor. Yeni teknolojiler de eğitimi hem şekil hem de içerik olarak değiştiriyor. Peki, ilkçağlardaki farklı anlayıştan buralara nasıl geldik?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1089&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Yrd. Doç. Dr. H. Bahadır Türk: Siyasetnameler bugünün yöneticilerine de çok şeyler söylüyor…</title><description>Siyasetnameler yalnızca içinde bulunduğu döneme değil bugüne ilişkin de çok önemli şeyler söylüyor. Konuyu geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları tarafından yayınlanan Çoban ve Kral kitabının yazarı, Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. H. Bahadır Türk’le konuştuk...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1088&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Âkil adamlardan hükümdarlara: Siyasetnameler</title><description>Millî Şairimiz, tarih için "Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi" diyor o meşhur şiirinde. Devlet ricalinde bu tekerrürlerin yaşanmaması için yöneticilere hak-hukuk adına bir dizi siyasetname takdim edilmiş. Peki, bu öğütler sadece yöneticilere mi, yoksa insan-ı nakasın da alması gereken dersler var mı?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1087&amp;Sayi=54</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Bir başka açıdan Lâle Devri</title><description>Batılılaşma yolunda atılmış önemli bir adım olarak görülen Lâle Devri, üzerinde düşünülmesi ve herkesi ikna edici bir şekilde yeniden yorumlanması gereken bir dönem olarak önümüzde duruyor. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1086&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Bugünden geleceğe Türkiye-AB ilişkileri</title><description>Türkiye ile AB’nin, biraraya gelip eteklerindeki taşları dökmelerinin zamanı çoktan geldi. Türkiye şayet AB’ye girmek istiyorsa Avrupa ile ilişkilerini yalnızca ekonomik düzeye indirgemekten vazgeçmeli ve 2023 vizyonuna AB üyeliğini de dâhil etmeli. Karşılıklı güç gösterileri ve köşeli beyanlarla Türkiye, AB ilişkilerini zora sokuyor...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1085&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İnanç ve mimarî ekseninde</title><description>Editörün Notu</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1084&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Prof. Dr. Uğur Tanyeli: Modern mimarî inançtan bağımsız bir şekilde inşa ediliyor…</title><description>Herhangi bir varlığa inanma ihtiyacı insanoğlunun doğasının bir gereği. Allah’ın insanlara gönderdiği ilahi emirlere kimileri iman etti, kimileri inkâr etti.Peki, inanç mimarîyi ne kadar etkiledi? Konuyu bu ana eksen çerçevesinde Artuklu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli ile konuştuk...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1083&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Hakikatin suretleri</title><description>“Görecelilik icat oldu, vahdet bozuldu” desek, çok mu abartılı olur? Tek bir hakikatin çeşitli suretlerinin olması fikrine aşina mıyız? Buyurun, beraber düşünelim...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1082&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Öne çıkanlar/Vitrin</title><description>Öne çıkanlar/Vitrin</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1081&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İstanbul’un 100 Hamamı</title><description>Tarihçi Akif Kuruçay’ın hazırladığı İstanbul’un 100 Hamamı isimli çalışma sayesinde İstanbul’un bugün iyiden iyiye görünmez olan bir yüzüyle karşılaşıyoruz.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1080&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Kimsenin Kalbi’nde</title><description>“Hiç kimse yok kimsesiz, / Herkesin var bir kimsesi. / Ben bugün kimsesiz kaldım, / Ey kimsesizler kimsesi.” Bu ifadeler, Kimsenin Kalbi’ni daha bir anlamlı kılıyor. Bu kimseyi modern insan olarak okumak ya da kimsenin kalbi yok diye değerlendirmek mümkün. Ya çağ karşısında kendisini çarklara kaptırmaktan imtina edenin yalnızlığı, onun direnişi sonucu kimsesizliğe mahkûm edilişi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1079&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Yabancı gizli servisler ve Türkiye uzantıları</title><description>Cumhuriyet tarihinin çeşitli dönemlerinde yaşanan Türkiye’ye yönelik istihbarat faaliyetleri, son dönemde de stratejik kurumlarda çalışan bazı personellerin intihar vakalarında kendini hissettiriyor. Türk basını bu olaylara “intihar” deyip geçse de geçmişte yaşananlara açık bir şekilde alet oldu.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1078&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Kapitalizm ve köksüzleşme</title><description>Bugünün dünyasında hâkim olan kapitalist sistem, Batı’da köksüzlüğün bir sonucu iken, Batı dışı toplumlarda köksüzleşmenin bir sebebi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1077&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Libya kaça bölünüyor?</title><description>Kaddafi’nin devrilmesinin ardından Libya’da konjonktürün halkın lehine şekilleneceği düşüncesi, ülkede yaşanan federalizm tartışmalarıyla birlikte tamamen sona ermiş bulunuyor. Libya’da hali hazırda varolan sorunlar bitmediği gibi özerklik meselesi bu sorunlara bir yenisini ekleyecek gibi görünüyor...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1076&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İlkçağlardan bugüne inanç ve mekân ilişkisi</title><description>Bir varlığa inanmak insanın yeryüzündeki mevcudiyetinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için olmazsa olmaz olguların başında geliyor. Hiçbir şeye inanmadığını iddia eden insanlar bile aslında iddia ettikleri yokluğa iman ettiklerinin farkında değiller. Peki, “uzun bir süre” olarak ifade ettiğimiz bu zaman diliminde inanç mimarîyi nasıl etkiledi? </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1075&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Prof. Dr. Uğur Tanyeli: Modern mimarî inançtan bağımsız bir şekilde inşa ediliyor…</title><description>Prof. Dr. Uğur Tanyeli: Modern mimarî inançtan bağımsız bir şekilde inşa ediliyor...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1074&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İnanç ekseninde ticaret mekânlarının evrimi</title><description>Önceki çağlarda çarşı ile ibadethanelerin içiçeliğine karşın, modern çağda kapitalist anlayışın bir ürünü olarak ortaya çıkan alışveriş merkezleri, her şeyin tüketildiği katedrallere dönüştürülmüş, bu katedrallerde toplumsal değerler de, inanç da tüketilerek, içi boşaltılmış değerler sistemi oluşturulmaya çalışılmıştı.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1073&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Türk İslam mimarlığında türbe</title><description>İslam öncesi ölümden sonra bir hayatın varlığına inanan Türkler, ölülerini toprağa gömerek mezarlıklar inşa etmişler, İslamiyet ile tanışmalarından sonra da mezarlık inşasını sürdürmüşlerdi.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1072&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İnancın ve mekânın içiçeliği</title><description>Tarihin her döneminde inanç ve mimarî arasında ciddi bir ilişki görülüyor. İnsanlar inandıkları varlıklar için yaptıkları mimarî eserlerle belki de farkında olmayarak inançlarının sembollerini inşa etmişler...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1071&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Türkiye ve AB’nin birbirlerine ihtiyaçları var</title><description>Türkiye AB’ye girmek için gerekli birçok ön şartı yerine getirdi. Ancak AB Türkiye’nin adaylık sürecini birtakım nedenleri bahane göstererek askıya aldı. Peki, bu bekleyiş AB’nin lehine mi olacak aleyhine mi? </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1070&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Avrupa Birliği’nden Sınırsız Ortadoğu’ya</title><description>Avrupa Birliği’nin geleceğini sorguladığı şu günlerde, yarınlarına ilişkin herhangi bir endişe duymayan ve hatta parlayan ekonomisiyle AB’ye karşı bundan evvel hiç olmadığı kadar dik ve cesur duran bir Türkiye var. Türkiye tam da bu noktada, kendisine karşı samimiyetsiz ve ikiyüzlü yaklaşan Batı’ya alternatif büyük bir Doğu projesine imza atmak zorunda.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1069&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Gündemden</title><description>Gündemden</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1068&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Başkalaşan yazarın izinde</title><description>Jale Parla’nın Türk edebiyatında başkalaşımın izini süren eseri Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım, kültürel şokun romanlardaki yansımalarına odaklanırken romancıların yaşadıkları tedirginliği, geç kalınmışlık duygusunu, ideali bulamamanın, kaybetmenin melankolisini ele alıyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1067&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>İnsanın kendini yitiriş ve bitiriş serüveni</title><description>İnsanın sorunu, varoluş sorunu. İnsan olarak varolabilme sorunu, en temel sorunu insanın. İnsan, yaratıcı fikrini yitirdiği günden bu yana, kendini de yitirdi ve bitirdi. Kendini yitirdiği için kendi dışındaki dünyayı da bitirdi. </description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1066&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Toplumu modanın müşterisine dönüştüren bir araç olarak medya</title><description>Toplumu/bireyi modanın daimi müşterisi haline getiren araçların başında medya geliyor. Peki, kendimizi modanın daimi müşterisi olmaktan koruyacak ve medyanın bu noktadaki ayartıcı büyüsünden uzak tutacak motivasyonlara sahip miyiz?</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1064&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Niçin tartışırız?</title><description>Neredeyse herkes artık bir şekilde tartışıyor ya da tartışmalara şahitlik ediyor. Tartışmayı bugün bizim için olağan hale getiren onlarca sebep var kuşkusuz. Olması gereken öncelikle bu nedenlerin temeline inmek ve sonra hayatımızın bir parçası haline gelen tartışmaları seviyeli bir şekilde gerçekleştirmek...</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1063&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>“Türk Modeli” üzerine sürpriz Arap görüşleri</title><description>Araplar, Türk siyasî sisteminin yeni Arap devletlerinin örnek alabileceği “doğru bir model” olduğuna inanıyor. “Suud modeli” zar zor iki basamaklı sayılarda taraftar toplarken, yine de “Amerikan modeli”nin önünde gittiği görülüyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1062&amp;Sayi=52</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Yanıltma harekâtı</title><description>Bir dizi CIA notunda İsrail’in MOSSAD ajanlarının kendilerine Amerikan casusu süsü vererek, İran’a karşı gizli kapaklı savaşları için mücadele etsinler diye terör örgütü Cundullah üyelerini devşirdikleri anlatılıyor.</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1061&amp;Sayi=51</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item><item><title>Gündemden</title><description>Gündemden</description><link>http://www.semerkanddergisi.com/Detay.aspx?YaziID=1060&amp;Sayi=51</link><pubDate>17.05.2012</pubDate></item></channel></rss>
